Kulak aşinalığıyla öğrendiği bağlama ile geçimini sağlıyor

Kulak aşinalığıyla öğrendiği bağlama ile geçimini sağlıyor

Aksaray’da 10 yaşındayken usta sanatçılara ait türkü ve bestelerin bağlamalı melodilerini dinleyerek

Aksaray’da 10 yaşındayken usta sanatçılara ait türkü ve bestelerin bağlamalı melodilerini dinleyerek bağlama çalmayı öğrenen Menderes Elçin, düğünlerde sahne alarak çaldığı ve seslendirdiği eserlerle geçimini sağlıyor.
Aksaray’da 10 yaşında Neşet Ertaş, Neşet Abalıoğlu, Cengiz Özkan ve Musa Eroğlu gibi usta sanatçıların türkü ve bestelerinin bağlama melodilerini dinleyen 24 yaşındaki Menderes Elçin, türkülerden etkilenerek bağlama çalmak istedi. İlkokul çağında biriktirdiği harçlıklar ile kendine ait ilk bağlamasını alan Elçin, usta sanatçıların bestelerini taklit ederek ilk başlarda akort yapmayı öğrendi. Akortlarda başarısız olsa da hayalinden vazgeçmeyen genç zamanla akort uyumunu da sağladı. Akortlarla birlikte kulak aşinalığını fark eden genç dinlediği her türküyü notalarına ayırarak bağlama çalmayı geliştirdi. Şimdilerde dinlediği her türküye kulak aşinalığı ile eşlik eden Menderes Elçin, bağlaması ile geçimini sağlamaya başladı. Usta sanatçıların türkü ve bestelerinin yanı sıra oyun havaları da seslendiren genç düğünlerde sahne alarak çalışıyor. Gittiği düğünlerde davetlilerin istek türkü ve oyun havalarını kulak aşinalığı ile seslendiren genç, kazandığı düğün ücreti ve bahşişlerle geçimini sağlıyor.
10 yaşında usta sanatçıları dinlediğini ve harçlıkları ile aldığı bağlama ile mesleğe başladığını belirten Menderes Elçin, “10 yaşımda bu mesleğe başladım. Öyle Neşet Ertaş, Neşet Abalıoğlu, Musa Eroğlu, Cengiz Özkan bu insanları dinledim. En çok onların bana faydası oldu. Onları dinleyerek okuldan kalan harçlıklarımla kendime bağlamamı aldım. Çalmaya çalıştım ilk başta yapamadım. Ama ümidimi yitirmedim. Devam ettim, çabaladım en sonunda rabbim verdi, Allah’a şükürler olsun. Büyüdük, geliştik şimdi çok şükür Aksaray’da düğünlere gidip geliyorum. Düğünlerden gelen paralarla geçimimi sağlıyorum. Bizim kan bağımız Kırşehir’den geliyor. Biz genelde Neşet Baba’yı dinleriz. Neşet Ertaş’ı böyle dinlerdim. Adamın saza vuruşları, türküyü söylerken o gözlerini kapatıp o duyguyu alması benim çok hoşuma gitti. O gün bugündür hep Neşet Baba’ya özenirim. Onun gibi olabilir miyim? Asla olamam. Ama o adama özenerek yaptım, çalıştım. Ben hiç kursa gitmedim. Bu büyük saydığım sanatçıları dinlerken heveslendim. Kurslara gitmedim onlardan dolayı aklımda kaldı. Şu an düğünlere gidiyorum. Düğünlerde müzikleri kesinlikle nota, hiçbir karar, hiçbir düzen olmadan kulak aşinalığıyla çalıp söylüyorum” diye konuştu.